|

Şuayip KURT Okul Müdürü, Mesleki Eğitim Merkezleri Sanayide çalışan çocuklarımızın eğitimlerinin yanı sıra ustalarımızın eğitimi, silah altındaki er ve erbaşlara meslek kazandırma kursları, ve hiçbir mesleği olmayan fakat çalışmaya muhtaç yetişkinlerimize meslek edindirme kursları, kısacası en az ilköğretim mezunu olan, lise, meslek lisesi ve üniversite mezunu kişilere de değişik kurslar düzenlenmekte ve kursların bitiminde de durumlarına uygun belgeler verilmektedir.
29.06.2001 tarihinde 3008 sayılı çıraklık ve mesleki eğitim kanununda 4702 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle 19 üst sınırı olan çırak olma yaşı kaldırılmış en az ilköğretim mezunu olan 14 yaşını tamamlamış her yaş gurubuna çıraklık eğitimi yolu ile meslek edindirmenin yolu açılmıştır. Mesleki Eğitim Merkezleri aslında ülkemiz için büyük bir umut kapısı sihirli bir anahtardır. Bu merkezler tüm umutların ve hayallerin yeniden yeşerdiği geleceğin patronlarını yetiştiren kurumlardır. Hadi yav dediğinizi duyar gibiyim. Bakın şimdi. İlk Öğretim okulunu bitirdin. Hiçbir üst öğretim kurumuna gitmedin veya gidemedin. Birinci seçenek ya boş boş gezer kendini hayatın akışına bırakırsın, Ya da Mesleki Eğitim Merkezine kaydını yaptırırsın beğendiğin sevdiğin bir mesleği tercih ederek hem okur hem para kazanırsın kalfalık ve ustalık belgeni aldıktan sonra kendi işini kurar kendi kendinin patronu olursun. İyi ama ben liseyi hatta üniversiteyi de okumak istiyorum diyorsun. Gayet güzel hemen sana en yakın halk eğitim merkezine gidip açık liseye kaydını yaptırıyorsun dışarıdan sınavlara girerek liseyi de bitirebiliyorsun. Bu uzun iş boş ver dedin kalfalık belgesini aldın. İstersen meslek lisesini dışardan bitirebilirsin. Bir çok derslerden muaf tutulacaksın. Hele ustalık belgesini de aldın meslek lisesini bitirmek istiyorsun. Birçok derslerden muaf bir şekilde telafi eğitimine katılıp kısa sürede meslek lisesi diplomasına sahip olabilirsin. Ben lise, meslek lisesi vb kurumun ara sınıfından ayrıldım ne yapayım diyorsan sende Mesleki Eğitim Merkezine gel ve bir meslek sahibi ol. Üniversite mezunuyum ama uzun süredir iş bulamadım diyorsan ve bir meslek sahibi olmak istiyorsan sende gel. Hayata yeniden başla hayal ettiğin her şey avcunun içinde olsun. İşte bu sebeplerden dolayı Mesleki Eğitim Merkezlerinde görev yapan öğrencilerine en iyi hizmeti vermeye çalışan onların en iyi şartlarda eğitim almalarını, gelişen teknolojiye ayak uydurmalarını sağlamak ve aynı işi yapan diğer meslektaşlarıyla rekabet şansını yükseltmek ileri teknolojiyi kullanan ülkelerle rekabet gücünü artırmak birim zamanda üretilen işin maliyetini azaltırken kaliteyi ve verimi yükseltmek için eğitimin önemine inanmış, bu uğurda her türlü fedakarlığı yapan tüm öğretmenlere teşekkürü bir borç bilirim. Kanun yürürlüğe girdiği tarihten bu güne kadar çok sayıda öğrenci ve kursiyer mezun olmuştur. İş yeri sahibi olupta ustalık belgesi olmayan ve yanında çalıştırdığı çırağı yasal zorunluluk olmasına rağmen okula göndermeyen iş yeri mevcuttur. Bu durum hem iş yerleri hem çıraklar hemde odalar açısından büyük sıkıntılar yaratmaktadır. 3308 sayılı mesleki eğitim kanununu 30. maddesi ustalık belgesi olmayanların iş yeri açamayacaklarını söylemesine rağmen ciddi denetlemeler olmadığından iş yerleri açılmakta ve yanlarında çırak çalıştırmaktalar. Bu durumda olan iş yerleri oda kayıtlarını ustalık belgesi olmayanların kayıtları yapılamaz denmesine rağmen ihtisas odaları yerine karma odalara üye olduklarından ihtisas odalarını da sıkıntıya sokmaktadır. Bu işletmelerin haksız rekabete sebep olarak üretimde kaliteyi düşürmeleri ıskartayı artırmalarının yanı sıra geleceğimizin teminatı olan yanlarında çalışan geleceğin ustası iş yeri sahi olacak çırakları okula yazdıramadıklarından büyük maduriyetlere sebep olmaktalar. Dünya, 21. yüzyıla girmek üzere olduğumuz bu günlerde, bilim ve teknolojinin baş döndürücü gelişmelerinin etkisiyle, sosyal, ekonomik ve coğrafi bakımdan ciddi gelişmeler yaşamaktadır. Bu değişim sürecine ayak uyduran toplumlar, gelecekte saygın birer ulus olarak yerini alacak, yarıştan kopanlar, bilim ve teknolojinin değişimine ayak uyduramayacak geride kalacaklar ve saygın ulusların kölesi olacaklardır. İşte bu bakımdan sorumluklarımız büyüktür. Mesleki teknik eğitime gereken önemi vermek, mesleki teknik eğitimin her kademesinde çağın gereklerine uygun teknolojinin nimetlerinden yararlanarak çağdaş, yapıcı, yaratıcı, araştıran ve sürekli kendisini yenileyen nesiller yetiştirmek; bu alandaki yarıştan kopmamamız gerekir. Ülkemizde hızlı nüfus artışı, göçler, ekonomik ve sosyal problemler en çok eğitim alanında sorunlar oluşturmaktadır. Bir yandan teknolojik gelişmeleri izleyen, çağdaş bilgiye ulaşan, bilimsel gelişmeleri transfer edebilen, demokrasi bilincine sahip, insan haklarına saygılı, özgüveni tam, milli ve manevi değerlerin koruyucusu ve takipçisi, Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı, ticarette sadakat ve doğruluğa inanmış,esnafa ve müşteriye saygılı, malına işine hile katmayan, malındaki noksanlık ve ayıbı satıştan önce müşteriye bildiren, kimsenin zararına çalışmayan, devlete ve yasalarına itaatkar, bilginlere saygılı, halka şefkat ve merhametli, küçüklerini seven kimseye eziyet etmeyen, çırak ve kalfalarına kendi çocuğu gibi bakan bir nesil yetiştirmenin çabasını sürdürürken; öte yandan, insanların iktisaden hür ve mutlu olmalarını sağlayacak, üretken birer insan olarak toplum içerisinde yer almalarını gerçekleştirecek mesleki bilgi ve beceri ile donatılmaları için gerekli her türlü düzenlemelerin yapılmasından kaçınılamayacağı ortadadır.
Çırak ve kalfalar çalışma hayatının yerleri doldurulamayacak parçalarıdır. Çok zaman en zor şartlarda bir çok sıkıntılara göğüs gererek kışın soğuğuna ustası ile birlikte katlanan; yazın sıcağında ustası ile birlikte terleyen, karşılıklı sevgi ve anlayışın kurulduğu iş yerinde iyi yapılmış bir işin mutluluğunu, zamanında bitirilmemiş bir işin üzüntüsünü paylaşanlar bu çocuklarımızdır. Genç yaşta ülke ekonomisine katkıda bulunmaya başlarlar. Pek çoğumuza karışık ve ürkütücü gelen makine ve tezgahların karşısında yada yanında onlar vardır. Onların ufuklarını genişletmek dünya görüşünü zenginleştirmek ilerleyen bilim ve teknolojiye ayak uydurmalarını kolaylaş-tırmak bir görevdir. Bizler bu görevin farkındayız ve en iyi bir şekilde yerine getirmeye gayret ediyoruz. Çünkü Türk Milleti ne olursa olun başka ulusların kölesi olmayacak kadar asil ve yücedir. Saygılarımla. |